İnsanoğlunun da tıpkı diğer tüm canlılar gibi doğuştan getirdikleri iki temel özellik varlığını sürdürmek ve büyüyüp gelişmektir. Bunun için gerekli her türlü fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaç çevreden karşılanır. Herhangi bir ihtiyacın ortaya çıkmadığı durumlarda organizmamız denge halinde iken bir ihtiyacın ortaya çıkması ile bu denge hali bozulur. Geştalt yaklaşımına göre organizma kendini doğal olarak ayarlayabilmektedir. Yani dengenin bozulmasını takiben bunun nedenini saptama ve bu ihtiyacını giderme yetisine her kişi doğuştan sahiptir. Örneğin organizmanın susadığını fark etmesi ile bu ihtiyacını gidermeye yönelik harekete geçmesi.

Buradan hareketle kişinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için önce ihtiyaçlarının farkına varması, yaşadığı çevresel koşulların neler olduğunu belirlemesi ve ihtiyaçları ile çevresel koşullarını uyumlu hale getirmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Aksi halde uzun süre karşılanamayan ihtiyaçlar organizmanın kendini ayarlama sistemini bozacağından fiziksel ve psikolojik rahatsızlıkların doğmasına neden olacaktır.

Geştalt yaklaşımına göre sağlıklı kişilerin özellikleri;

  1. Kendi sorumluluklarını üstlenirler. Geştalt yaklaşımına göre herkes kendi duyumlarından, düşüncelerinden, davranışlarından, ihtiyaçlarından ve bunları nasıl karşılayacağından kendisi sorumludur. Ancak bazı kişiler ihtiyaçlarını karşılama ve istedikleri tepkiyi verebilme özgürlükleri olmadığına inandıkları için tepki verme becerisine sahip olmadıklarını düşünürler. Toplumun onların ihtiyaçlarını karşılamasını ya da en azından ihtiyaçlarını karşılamaları için onlara izin vermesini beklerler. Kendi ihtiyaçları için yakınlarını veya diğer insanları suçlarlar. Kendilerini acındırarak, bağırıp çağırarak ya da duygu sömürüsü yaparak sorumluluklarını üstlenmek istemezler. Sorunun ortaya çıkmasındaki kendi rollerini görmek istemezler. Ancak bu şekilde kendilerini ne kadar çaresiz bıraktıklarını da fark edemezler. Çünkü bir başkasının bizim davranışlarımızı yönlendirmesine izin verdiğimizde ve sorumluluğu üstlenmediğimizde, hem özgürlüğümüzü kısıtlamış hem de kendimiz güçsüz bırakmış oluruz. Kendi sorumluluğunu üstlenen ve tepki verme becerisini geliştirmiş bir kişi, karşısındakine, neden onun istek ve beklentilerini yerine getiremeyeceğini uygun bir şekilde açıklayabilir ve onun istek ve beklentilerini gerçekleştiremediğinde onları suçlamaz. Yaptıklarının farkında ve kendi sorumluluğunu üstlenen bir birey ayrıca farklı tepkilerde bulunabilme becerisini de geliştirme fırsatı yakalar. Sonuç olarak özgür ve kendine güvenen bir kişi haline gelebilir.
  2. Kendilerini gerçekleştirebilirler. Yani genel geçer doğrulara göre değil mevcut özellikleri doğrultusunda potansiyellerini en iyi şekilde kullanır hale gelirler. Kendini gerçekleştirmek demek kendini olduğu gibi kabul etmek demektir. Kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesi ve olmak istediğinin değil de olduğunun en iyisi olmaya çalışması, mükemmel olmak gibi hem gerçekçi olmayan hem de organizmanın yapısına ters düşen bir beklenti içine girmesini engellemektedir. Aksi halde mükemmeliyetçi bir tutumla mümkün olmayanı gerçekleştirmeye çalışılması kendini değil kendilik imajını gerçekleştirmeye çalışılması anlamına gelmektedir. Böyle kişiler kendi özellik, beceri ve isteklerinin farkına varmaya çalışmak yerine başkalarını belirlediği istek ve idealleri gerçekleştirmeye çalıştığından; bu kişiler için en önemli şey başkaları tarafından beğenilip, takdir edilmek ve güvende olmaktır.
  3. Otantiktirler. Otantik olmak, kendi içsel yaşantılarına açık olmak ve dış dünyayı kendi içsel yaşantılarına göre düzenlemek demektir. Otantik kişi kendine özgü ve kendi gibidir. Ancak otantik kişi sadece kendi içsel sesini dinleyerek hareket etmez. Çevresindeki kişileri de dikkate alarak, kendi uygun gördüğü biçimde hareket eder. Örneğin bazı kişiler sırf dürüst olmak adına karşılarındaki kişin ne hissedeceğini hesaba katmadan, içlerinden geçen her şeyi söylemek zorunda olduklarını hissederler. Bu otantik olmak demek değildir. Otantik olmak, neyi, ne zaman, ne şekilde söyleyeceğini ya da söyleyip söylemeyeceğini, diğer kişileri ve çevresel koşulları da göz önüne alarak seçebilmektir.
  4. Olgundurlar. Olgunluk, kişinin gerektiği zamanlarda kendini destekleyebilme gücüne sahip olmasıdır. Olgunlaşabilmek yani kendini destekleme kolay bir süreç değildir ve genellikle stres yaratır. Olgunlaşma sürecindeki her adım güvenli yani bilindik olandan bilinmeyene doğru gitmek, bir başka ifade ile riske girmek demektir. Riske girmek ise her zaman ürkütücüdür. Olgunlaşma ömür boyu devam eden bir süreçtir. Çünkü yaşam her zaman için yeni olaylar, yeni ihtiyaçlar, yeni ilişkilerle doludur. Yenilikler de bilinmezlik barındırdığından kaygı ve korkuya yol açar. Olgun kişiler böyle durumlarda kaygı ve korku yaşamalarına rağmen kendilerine cesaret verme, kendilerini yatıştırma ve harekete geçme gücüne sahiptirler. Çevrelerinde onlara destek olacak kimse bulunmadığında dahi kendilerine güvenerek riske girebilirler. Olgunlaşmamış kişiler ise yenilikler karşısında sadece yaşadıkları kaygı ve korkuya odaklanırlar. Geleceği kontrol etmeye çalışırlar ve gelecekte kötü bir şey ile karşılaşmayacaklarına dair teminat ararlar. Gelecekte ne olacağını önceden bilmek mümkün olmadığı için de hareket edemez hale gelirler. Bu tür kişiler diğer kişilerin sevgisini, onayını, ve desteğini kaybetme korkusu ile bağımsız olarak karar veremez, tek başlarına hareket edemezler.
  5. Kendi ihtiyaçlarının farkındadırlar ve bunları karşılamaya isteklidirler.
  6. Kendilerini olumlu ve olumsuz bütün özellikleri ile kabul ederler.
  7. Kendilerine ve çevrelerine karşı dürüst ve içtendirler.
  8. Çevreleri ile aktif temas içindedirler.
  9. Çevrelerine karşı duyarlı ve özenlidirler.
  10. Çevrenin baskılarına karşı kendilerini koruyup destekleyebilirler.
  11. Yeni deneyim ve fikirlere açıktırlar.
  12. Kendilerine karşı saygı ve güvenleri vardır.

Şüphesiz kimse bu sözü edilenleri her zaman çok kolay bir şekilde gerçekleştiremez. Ancak sağlıklı insanlar, bunları gerçekleştirirken yaşayacağı zorluklardan yılmazlar.

Prof. Dr. Ceylan Daş'ın Geştalt Terapi kitabından derlenmiştir.